5 Ağustos 2015 Çarşamba

KİM BİLİR?

 
  Klavyenin üzerinde uçuşan sineği öldürmek istemiyorum.Mutlaka bir sebebi var yaşıyor olmasının.Sebebini araştırmak ta gelmiyor içimden.Elime takılan bunca şey varken önemsiz gibi geliyor bir sineğin yaşama sebebini araştırmak.Vazgeçtim araştırayım belki de önemlidir derken sinek kayboluyor.Bu bir işarettir belki diyor ve araştırmaya başlıyorum.
  Arama motoruna sorulacak ilk soru : Sinekler neden yaşar?Kısa bir araştırma sonucu şunu öğreniyorum.Genel anlamda mikrop taşıyıcı can sıkıcı hayvanlar.İlginç ama işe yaradıkları önemli bir nokta şu:ölmüş hayvanların üzerine larvalarını bırakıyorlar ve bu larvalar o leşi yiyerek beslenip küçük beyaz kurtçuklara dönüşüyor.Böylece hayvan leşinin çevreye hastalık yayması engellenmiş oluyor.Bunu öğrendikten sonra sinek geri geldi.Bir işe yarıyorum işte der gibi.Ama zaten öldürmeyecektim.Karanlıkta uçamıyor sonuçta.Kapatırım bilgisayarı ve kalır karanlıkta.Şu anda ekranda ve takılıyor özgürce.Zaten genel olarak insanların yaşadığı bölgelerde yaşıyormuş.Yani biz varsak

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Sadece hissedersin.

















Karşılaştığında olur olacak olan.
Sadece hissedersin.
Plansızdır.
Bir anda başlar herşey.
O ana kadar ne yaşandıysa yaşanmıştır.
O andan sonra yaşanacaklar bir bir başlar.
Bulutların şekli çeker önce dikkatini.
Bulutlar sonsuzdur çünkü,yaşanacaklarda öyle...
ve güneş ve denizin kıyıya vuruşu,
Hepsi sonsuzdur.
Bıraksalar açlık hissetmeden günler geçecek hissi belirir.
Zaman durmuş kadar etkisizdir.
Çünkü ne geçmesine gerek vardır ne de durmasına.
Bulan bulmuştur aradığını.
Zaman aradan çıkmıştır.


13 09 2013
Serkan Ekinay

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Laforizmalar...

 


 Bazen olur,hayatı ciddiye almamanın zirvesi gibi görünse de anlamlı cümleler ararsın.Belki de deneyimlerin bittiği andır.Cezası bitmiş mahkumun cezaevinden çıkmak istememesi gibi.Çünkü devam etmek veya etmemek için bir sebep bulunmamaktadır.İçerisi veya dışarısı,hepsi aynı gelir.
     Kuru çalıların altında yeşeren yeşil  çimenlerin olduğunu farkedemeyebiliriz.Bildiğimiz bütün doğrular yanlış gelebilir.Zaten doğru nedir ki?Hangi bilgenin doğrusu herkesçe doğrudur?Ki o yine de bilgedir.
     Oysa güneş doğar,ısıtır,aydınlatır ve yaşatır.Hepsini de büyük bir ustalıkla yapar!Zeytin ağacı da öyle dir,badem ağacı da ve tüm ağaçlar da öyledir.''Devir değişti!Alın size mor zeytin'' demez.Devam etmek veya etmemek için bir sebep aramaz.Büyük bir ustalıkla verir meyvelerini.En güzelinden hem de.
   
   
   

27 Nisan 2015 Pazartesi

Bayılıyorum sana ey hayat!

Bayılıyorum sana ey hayat!
Ne de güzel yoğuruyorsun beni.
Aslansın kaplansın derken tıkıyorsun fare deliğine.
Sonra güneş doğuruyorsun delikten içeri.
Baharı getirip ıslatırken ağaçların arasında,
Şimşek çakıp yakıyorsun bedenimi.
Ruhum senindir ey hayat,
Beden dediğin

20 Nisan 2015 Pazartesi

İznik'ten Terk Serk

''Neden koşuyorsunuz?'' diye sorar çocuk.
Adam niye koşmayalım der.
Çocuk:- ''Ama erkekler koşmaz ki der.'' 
Adam:-''Kadınlar mı koşar?'' diye sorar.
Çocuk:''Hayır.'' der,''Kadınlar da koşmaz.''
Adam:''Peki kim koşar?'' diye sorar.
Çocuk:''Çocuklar koşar.'' der.

13 Nisan 2015 Pazartesi

HİÇBİRİ İÇİMİZDEKİNDEN KALABALIK DEĞİLDİ!

 Çiçekler hep vardı.Ve ağaçlar...Tarla faresi de vardı tilki de.Biz sonradan geldik.Anlam yüklemeye, manzaraya dahil etmeye çalıştık salkım söğüdü.Sonra hepsini kestik ve öldürdük.Kocaman kocaman binalar yaptık.Adına modern mimari dedik.Oysa hiçbiri güzel ve mühendislik harikası değildi arı kovanından,tarla faresinin tünellerinden yahut leylek yuvasından.



  Şehirler kurduk,psikolojimiz olduğunu farkettik.

25 Mart 2015 Çarşamba

Tavşanı Vurma! Fotoğrafını Çek!


Onu yapma bunu yap!
Öyle olma böyle ol!
Ya olacak ya olacak! 

  Bu tavır  içimize öyle işlemiş ki , iyi birşey önerirken bile emir kipi kullanır olduk.Konuşurken bile ateş edip vurmak ve karşımızdakini mat etmek istiyoruz.Çünkü biz en güçlü,en doğru,en en iyiyi bileniz.Kahretsin!
Mükemmeliz biz!
     
   İnsanoğlunun derinliğini kaybettiğine dair kaygılarım var uzun zamandır.